Arıcı Kimdir?
Meslek Standartları Kurumunun tanımına göre; Arıcı, kendi başına ve belirli bir süre içerisinde, arılı kovan hazırlama, ana arı, oğul arı ve arı ürünleri üretme, arı kolonisinin bakım, beslenme, arı ürünleri hasadı, arıcılık araç, gereç ve ekipmanlarının bakım ve onarım işlemlerini yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişidir.
Arıcı, işletmenin genel çalışma prensipleri doğrultusunda, araç, gereç ve ekipmanları etkin bir şekilde kullanarak, işçi sağlığı, iş güvenliği ve çevre koruma düzenlemelerine ve mesleğin verimlilik ve kalite gerekliliklerine uygun olarak, belirlenmiş görev ve işlemleri yerine getirir.

Arıcılıkta Verimli
Olmanın Yöntemleri

Her işte olduğu gibi arıcılıkta da yüksek verim elde etmek için dikkat edilmesi gereken hassas püf noktaları vardır.
1) Arılık yerinin seçimi: Arılık yerini baştan doğru olarak seçmek daha sonra bizi bir çok zahmetten kurtarır. Çünkü arıların faal olduğu bir mevsimde bu yanlışlığı düzeltme imkanı yoktur. Arılık yeri bal kaynaklarına mümkün olduğu kadar yakın seçilmelidir. Fabrika, yol kenarı, kimyasal kirleticiler, çöplük gibi olumsuz çevre şartalarından uzakta olmalıdır. Arılık hava şartlarına karşı korunaklı olmalıdır, doğrudan rüzgara maruz kalmamalıdır. Kovanlar sabah güneşini alacak, ama öğle güneşinden korunacak şekilde yerleştirilmelidir. Yakında su kaynağı yoksa arıların su ihtiyacını giderecek önlemler muhakkak alınmalıdır.

2) Arının cinsi: Sahip olduğumuz arının cinsi yüksek verim almamızı etkileyen en önemli faktörlerden birisidir. Bu yüzden mümkün olduğu kadar çalışkan, iyi huylu, doğurgan ve kolayca oğula meyletmeyen bir cinsle çalışmalıdır. Yapılan denemelerde aynı arılıkta farklı cinsteki arıların getirdiği bal miktarında 3 misli farklar görülmüştür. Arılığa yakın çevrede nitelikli arı cinslerinin satın alınabileceği kuruluşlar yoksa, en iyi yöntem arıcının kendi arılarını ıslah etmesidir. Bunun için arılıkta verimli ve üstün niteliklere sahip olan koloniler belirlenerek, bu kovanlardan elde edilen anaarılar diğer kolonilere verilir. Özellikleri itibariyle memnun olunmayan kovanların erkek arıları imha edilerek anaarıyı döllemelerine izin verilmez. Olumsuz genetik özelliğe sahip arıların çoğalmasına izin verilmediği için, arıcı 2-3 yıl içinde bütün kovanlarında üstün nitelikli kolonilere sahip olur.
3) Genç ana arı: Kovanını sürekli olarak güçlü tutmak isteyen arıcı, genç bir ana arı ile çalışmak zorundadır. Bir ana arının en verimli olduğu süre 2 yıldır. 2 yaşını doldurmuş bir ana çeşitli yöntemler kullanılarak değiştirilmelidir. Çünkü yaşlı bir anaarının yumurtlama yeteneği azalmıştır bu yüzden kovan yeteri kadar güçlenemez. Ayrıca yaşlı anaarılar oğul çıkarmaya daha fazla eğilimlidirler.
4) Oğul çıkartmamak: Arazide nektarın çok olduğu mevsimlerde arı kolonisi hızla çoğalır ve oğul çıkarma eğilimine girer. 2-3 hatta bazen altıya kadar oğul çıktığı olur. Her oğul çıkışı kolonideki işçi sayısının ve kovana getirilen bal miktarının azalması demektir. Arı kolonisinin en çok bal toplayabileceği mevsimde oğula çalışması yıllık bal verimini çok düşürür. Hatta bazen çıkan oğullar kendilerine yetecek balı toplayamadıkları için onları ayrıca beslemek gerekir. Onun için bal veriminin yüksek olmasını isteyen arıcı, kolonilerin oğul çıkarmasını engellemek ya da kontrollü oğula izin vermek zorundadır.

5) Kovanların fenni ve standartlara uygun olması: Bu da verimi etkileyen faktörlerden birisidir. Çünkü standart kovanlar yılların tecrübeleri sonucunda geliştirilmişlerdir. Arı kolonisinin en iyi şekilde çoğalıp, en iyi şekilde bal toplayabileceği şekilde dizayn edilmişlerdir. O yüzden kovan ve çerçevelerin ölçü standartlarına kesinlikle uyulmalıdır. Ayrıca çerçevelere suni petek takılması ihmal edilmemelidir. 1 kilo petek yapabilmek için bir koloni 10 günlük bir çalışma süresi harcamak zorundadır. Bu da bal depolama işinin aksatılması anlamına gelir.

Modern Arıcılık

Modern arıcılık 1850'li yıllarda çerçeveli kovanların keşfedilmesiyle başlayan arıcılık türüdür. Modern sistemi geleneksel sistemden ayıran 3 tane temel özellik vardır. Çerçeve, hazır petek ve balı bu peteklerden sızdırmaya yarayan bal süzme makinesi.

Balarısı 1 kilo balmumu yapabilmek için yaklaşık 10 kilo bal ve çok yoğun bir emek harcar. Hazır petek arının işini çok kolaylaştırır. Arı çerçeveye takılmış hazır peteği kısa zamanda kabartır, ve petek gözlerine bal depolamaya başlar. Böylece arı çok zahmetli olan peteğin temelini oluşturma işleminden kurtulmuş olur ve zamanının büyük kısmını bal depolamaya harcar. Ayrıca balsüzme makinesinde balı boşaltılan petekler arılar tarafından tekrar tekrar kullanılabilir.

Yurtdışında plastik benzeri bir maddeden hücreleriyle birlikte hazır petek yapma çalışmaları sonuç vermiştir. Özellikle yabancı internet sitelerinde çok sayıda plastik hazır petek satış ilanları göze çarpmaktadır. Böylece modern çağın imkanlarıyla arılar petek gözlerini yapma zahmetinden de kurtarılmış görülmektedir.
Modern sistemin geleneksel sistemlere avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:
1) Yapay petek kullanıldığı için arı performansını bal depolamaya harcar ve böylece bal üretimi çok daha fazla olur.
2) Bal hasadı çok kolaydır.
3) Kovanlar rahatlıkla açılıp problem ve hastalıklar tesbit edilebilir.
4) Irk ıslahı için anaarı değiştirilebilir.
5) Zayıf kovanlar rahatlıkla birleştirilebilir.
6) Oğul verdirmek veya verdirmemek arıcının kontrolündedir.
7) Suni oğullar almak mümkündür.
8) Arı kolonisi rahatlıkla başka bir kovana alınabilir.
9) Polen, arızehiri, arı sütü gibi diğer arı ürünleri rahatlıkla alınabilir.
10) Arıcılık alanındaki yeni gelişmeler ve yeni teknikler kolaylıkla uygulanabilir.
11) Balın kıt olduğu senelerde arıların kış ve ilkbaharda sönmelerinin önüne geçmek modern kovanlarda çok kolaydır. Sonbaharda vereceğimiz 3-5 kilo şeker şerbeti o koloninin kışı rahatlıkla geçirmesine yeter.

Modern sistemin tek dezavantajı, yapay petek imalatında kullanılan maddeler konusunda duyulan kuşkudur. Özellikle bu konuda standartların konulmadığı ve kontrollerin zayıf olduğu ülkemizde bu durum vatandaşlar arasında bir kuşkuya yol açmaktadır. Bu kuşkudan kurtulmanın yolu ise satınalınan yapay petekli balın ortasındaki yapay peteği yememektir.

Geleneksel Arıcılık

Yüzyıllardan beri yapılan arıcılık türüdür. Yurdumuzda 'Karakovan' tabir edilen kovanlarda yapılır. Bu kovanlar yöreden yöreye çok değişken özellikler gösterir. Tahtadan sandık gibi yapılan çeşitleri olduğu gibi, sepet şeklinde örülerek çamur ve hayvan dışkısıyla sıvananları da vardır.

Geleneksel sistemde herşey doğal olarak seyreder. Arı kolonileri arıcının denetimi altında değildir. Arıcının yapabileceği tek şey kovanları dış etkenlerden korumaktır. Bu sistemde arıları gerekli olduğunda beslemek, hastalıkları teşhis edip ilaçlama yapmak, kovan içi problemlere müdahale etmek, ana arıyı daha verimli bir ana arıyla değiştirmek gibi uygulamalar mümkün değildir. Bal verimi düşüktür ve ayrıca balhasadı da oldukça zordur.

Geleneksel sistemin tek avantajı üretimde yapay hiçbirşey olmayışı, petek ve balın tamamen doğal özelliklere sahip olmasıdır. Bu yüzden geleneksel yöntemlerle üretilen ballar pazarda, modern yöntemlerle üretilen ballara nazaran daha çok tercih edilirler.

Arıcılığa Nasıl Başlanır?

Arıcılığa başlamadan önce muhakkak gerekli araştırmaları yapıp, bu konu ile ilgili temel teorik bilgileri öğrenmek gerekir. Bu bilgileri kitaplardan, dergilerden, internet ortamından ya da ilgili kurumların yayınlarından edinebiliriz.
Arıcılığa başlayanları başarızlığa sürükleyen en büyük faktör, kulaktan dolma bilgilere itibar etmeleridir. Bu yüzden çevremizde başarılı bir şekilde modern arıcılık yapan kişilerle tanışıp gerekli başlangıç bilgilerini öğrenmek en sağlıklı yoldur. Özellikle geleneksel olarak atadan dededen kalma usullerle arıcılık yapan, ki kovanları modern bile olsa, arıcılığı belli bir aşamadan öteye geçirememiş kişilerin söylediklerini çok dikkate almamak gerekir.
Başarılı olmak isteyen arıcı sürekli araştırmalı ve arıcılıkla ilgili yeni yeni oluşturulmuş teknikleri öğrenmeye çalışmalıdır. Sabırlı olan ve kendini sürekli geliştiren bir arıcının başarılı olmaması için hiçbir sebep yoktur.
Arıcılığa pratik olarak satınaldığımız boş bir kovana oğul koydurarak, arazide bulduğumuz sahipsiz bir arıyı alarak ya da arılı bir kovanı satın alarak başlayabiliriz.
Ama en iyi başlama yöntemi, arısı güçlü, anası genç bir kovan alarak başlamaktır. Hatta alacağımız kovanlar standartlara uygun, ve içindeki arının cinsi de belli olursa, bu en iyi başlama yöntemidir.
Arıcılığa en fazla 3 kovanla başlamalı, tekniklerini öğrendikten sonra kovan sayısını zamanla çoğaltmalıdır.
Arıcının ilk öğrenmesi gereken şey hiç kuşkusuz arılığa girerken dikkat edilmesi gereken kurallardır. Arıcılığı emniyet içinde yapabilmek için özellikle arıları kızdıran davranışların neler olduğunu bilmek ve önlemlerini almak gerekir.
İkinci öğrenilmesi gereken şey, arı kovanının açılması ve çerçevelerin kontrol edilme yöntemleridir. Arıcı bir çerçeveye baktığında, hangi hücrenin yavru, hangisinin bal, hangisinin polen içerdiğini anlayabilmelidir.
Bu arada dişi arı, erkek arı ve ana arıyı ilk bakışta tanıyabilme becerisi kazanılmalıdır.
Zaman içinde kovan içindeki çeşitli problemlerin neler olabileceği ve bunların önlenmesi yöntemleri öğrenilmelidir.
Arıları gerektiğinde besleme ve dönem sonunda ürünleri hasat edip, arılığa kışlatma pozisyonuna getirme yöntemleri de zaman içinde öğrenilmesi gereken konulardır.
KAYNAK: www.aricilik.gen.tr